Freunde von Freunden

Zeynep Kayan
Artist, Apartment & Archive, Mebusevleri, Ankara
Interviews > Zeynep Kayan

Bürokrasinin ve devlet memurlarının kuşattığı şehir Ankara’da ilginç bir gençlik vardır. Yapılacak çok şey olmayan bu şehrin çocukları kendi kendilerine uğraşlar bularak müziğe, kitaplara, filmlere, sanata ve muhabbete düşerler; kendi alanlarını kendileri yaratarak… Bu şehrin barındırdığı kişiliklerden biri Zeynep Kayan. Sakinleştiren kısık sesiyle Zeynep hikayeler anlatmaktadır. Ürettiği fotoğraf ve videolar içinde melankoli barındırsa da espriyi elden bırakmamaktadırlar. Yarattığı parçalı hikayeler yüzü olmayan, yırtık bedenlerle, kostümlü kahramanlarla kuşatılmıştır.

Zeynep, Bilkent Üniversitesi İletişim ve Tasarım bölümünden mezun olduktan sonra yüksek lisans derecesini Hollanda’daki maHKU Güzel Sanatlar bölümünden aldı. İstanbul ve Ankara’nın yanı sıra süreç içerisinde değişen çalışmalarıyla diğer ülkelerdeki sergilere de katılmakta. Bugünlerde ise 3 arkadaşıyla kurdukları içi dolu turşucuk, yeni mekan “Torun” için heyecanlanmakta.

Ankara’da havalar güzelleşti. Koşuşturmacalı günlerin birinde Zeynep’le çoğunlukla emeklilerin, ailelerin yaşadığı bir mahalledeki evinde ve arşivini oluşturduğu galeride buluştuk.

Freunde von Freunden — Zeynep Kayan — Artist, Apartment & Archive, Mebusevleri, Ankara — https://www.freundevonfreunden.com/tr/interviews/zeynep-kayan/

Freunde von Freunden — Zeynep Kayan — Artist, Apartment & Archive, Mebusevleri, Ankara — https://www.freundevonfreunden.com/tr/interviews/zeynep-kayan/

Freunde von Freunden — Zeynep Kayan — Artist, Apartment & Archive, Mebusevleri, Ankara — https://www.freundevonfreunden.com/tr/interviews/zeynep-kayan/

Freunde von Freunden — Zeynep Kayan — Artist, Apartment & Archive, Mebusevleri, Ankara — https://www.freundevonfreunden.com/tr/interviews/zeynep-kayan/

Freunde von Freunden — Zeynep Kayan — Artist, Apartment & Archive, Mebusevleri, Ankara — https://www.freundevonfreunden.com/tr/interviews/zeynep-kayan/

Freunde von Freunden — Zeynep Kayan — Artist, Apartment & Archive, Mebusevleri, Ankara — https://www.freundevonfreunden.com/tr/interviews/zeynep-kayan/

Freunde von Freunden — Zeynep Kayan — Artist, Apartment & Archive, Mebusevleri, Ankara — https://www.freundevonfreunden.com/tr/interviews/zeynep-kayan/

Freunde von Freunden — Zeynep Kayan — Artist, Apartment & Archive, Mebusevleri, Ankara — https://www.freundevonfreunden.com/tr/interviews/zeynep-kayan/

Freunde von Freunden — Zeynep Kayan — Artist, Apartment & Archive, Mebusevleri, Ankara — https://www.freundevonfreunden.com/tr/interviews/zeynep-kayan/

Freunde von Freunden — Zeynep Kayan — Artist, Apartment & Archive, Mebusevleri, Ankara — https://www.freundevonfreunden.com/tr/interviews/zeynep-kayan/

Freunde von Freunden — Zeynep Kayan — Artist, Apartment & Archive, Mebusevleri, Ankara — https://www.freundevonfreunden.com/tr/interviews/zeynep-kayan/

Freunde von Freunden — Zeynep Kayan — Artist, Apartment & Archive, Mebusevleri, Ankara — https://www.freundevonfreunden.com/tr/interviews/zeynep-kayan/

Freunde von Freunden — Zeynep Kayan — Artist, Apartment & Archive, Mebusevleri, Ankara — https://www.freundevonfreunden.com/tr/interviews/zeynep-kayan/

Freunde von Freunden — Zeynep Kayan — Artist, Apartment & Archive, Mebusevleri, Ankara — https://www.freundevonfreunden.com/tr/interviews/zeynep-kayan/

Freunde von Freunden — Zeynep Kayan — Artist, Apartment & Archive, Mebusevleri, Ankara — https://www.freundevonfreunden.com/tr/interviews/zeynep-kayan/

Freunde von Freunden — Zeynep Kayan — Artist, Apartment & Archive, Mebusevleri, Ankara — https://www.freundevonfreunden.com/tr/interviews/zeynep-kayan/

Freunde von Freunden — Zeynep Kayan — Artist, Apartment & Archive, Mebusevleri, Ankara — https://www.freundevonfreunden.com/tr/interviews/zeynep-kayan/

Freunde von Freunden — Zeynep Kayan — Artist, Apartment & Archive, Mebusevleri, Ankara — https://www.freundevonfreunden.com/tr/interviews/zeynep-kayan/

Freunde von Freunden — Zeynep Kayan — Artist, Apartment & Archive, Mebusevleri, Ankara — https://www.freundevonfreunden.com/tr/interviews/zeynep-kayan/

Freunde von Freunden — Zeynep Kayan — Artist, Apartment & Archive, Mebusevleri, Ankara — https://www.freundevonfreunden.com/tr/interviews/zeynep-kayan/

Freunde von Freunden — Zeynep Kayan — Artist, Apartment & Archive, Mebusevleri, Ankara — https://www.freundevonfreunden.com/tr/interviews/zeynep-kayan/

Freunde von Freunden — Zeynep Kayan — Artist, Apartment & Archive, Mebusevleri, Ankara — https://www.freundevonfreunden.com/tr/interviews/zeynep-kayan/

Freunde von Freunden — Zeynep Kayan — Artist, Apartment & Archive, Mebusevleri, Ankara — https://www.freundevonfreunden.com/tr/interviews/zeynep-kayan/

Freunde von Freunden — Zeynep Kayan — Artist, Apartment & Archive, Mebusevleri, Ankara — https://www.freundevonfreunden.com/tr/interviews/zeynep-kayan/


Nasıl başladın?
Kendimin nasıl göründüğünü merak ederek başladım. Kendimi görmek istedim. Bu kadar basit başladı aslında.

Çektiğin fotoğraf ve videoları tekrar çekerek, kirleterek, yırtarak, üst üste bindirerek; parça bütün ve tekrar ilişkisi üzerinden giderek ilerliyosun. Neden?

Ben zaten orjinal birşey yapmadığımı düşündüğüm için de tekrar tekrar çekmekten haz alıyorum. Fotoğrafı yırtıp bir daha çektiğimde görme biçimleri üzerine bir deney yapıyormuş, formla oynuyormuş gibi hissediyorum. Bu şekilde her seferinde başka bir şeye dönüşüyor. Sanat tarihine bakıldığında bir çok şeyin zaten yapıldığı görülüyor. Her seferinde transformasyona uğramasına; arzu nesnesi, orjinal olan yerine değişip dönüşmesine, tekrara önem veriyorum.

Aynı zamanda videoyu da kullanıyorsun. Farklı malzeme ya da mecraları kullanmayı düşünüyor musun?

Tam şu aralar ben de onun üzerine düşünüyorum ve çok karmaşık benim için. “Zaten bir tane anlatım aracım var ondan şaşmam” fikrine inanmıyorum. Tersine, hakikaten kendimi nasıl daha iyi anlatabiliyorsam onu kullanmaya daha yakınım. Ama zaman içerisinde kesinlikle performansa yönelmek istiyorum. Müziği de katabilirim mesela.

Aslında müziğin de hayatında önemli olduğunu biliyorum. Hatta kendi kendine yaptığın çalışmaların da var değil mi? Terapi gibi bir nevi.

Müzik bana gerçekten ilham veriyor. Müzikle bağdaştırdığım işlerim de var. Mesela aklımda rüzgarla ilgili bişeyler var. Birincisi rüzgarın kendisi beni çok etkiliyor, sesi. İkincisi ise “Wild is the Wind” şarkısı. Herhangi başka birşeyden alamayacağım ilhamı o şarkıdan alıyorum. Üst üste, üst üste dinleyerek… Hayallerimin içine giriyor o şarkı.

Müziği nasıl katacağımı bilemiyorum tam olarak, ama benim çok büyük bir parçam. Kendi müziğimi de yapmak hayallerim arasında.

Geçen sene birçok sergiye katıldığın hızlı bir yıldı. Bir yandan da Galeri Nev Ankara’nın arşivini oluşturdun. Bir sanatçı olarak, galerinin arşivi ile çalışmak nasıl bir deneyim oldu senin için?
Çok önemli. Oradan da besleniyorum. Takip etme ihtiyacında olduğum herşey, sergiler, yeni kitaplar, hepsi arşivi oluştururken önüme geliyor. Bir kitap çıkıyor, daha sergisi olmadan görebiliyorum.

Oradaki sanatçı portfolyolarını incelerken de çalışmalarındaki değişimi inceleyebiliyorum. Biri Bizi Gözetliyor gibi izliyorsun. Bazen oradan etkilendiğim bir cümleyi defterime yazıyorum; çok sonra oradaki bir cümleden başka bir şey çıkarıyorum , çağrıştırıyor, dönüştürüyor.

Yüksel Arslan’ın Ali Artun’a yazdığı mektupta kenarına çizdiği bir çizimi görüyorum ve yaptığı işlere öyle bir referans veriyor ki o çizim. Hüseyin Alptekin’in NY’tan attığı kartpostallar da var. Abidin Dino ne yapıyormuş, nereye gelmiş görebiliyorsun. Tarihsel dönüşümü de izleyebiliyorum. Galeri Nev’in sanat tarihsel yaklaşımı olması da etkili tabii. Büyük bir hazine gibi bu arşiv benim için. Büyük bir şans.

İletişim ve tasarım okuduktan sonra Hollanda maHKU’da güzel sanatlar üzerine yüksek lisans yaptın. Bu süreç seni nasıl değişti?
Çok değiştirdi. Bir şekilde kendimi keşfettim. Programda tam da kişinin üretirken kendisini bulması bekleniyordu. Bu eğitim bana ne kadar spontan çalıştığımı gösterdi. Sınırlarımı farkettim orada. Benim kendi çalışma stilim orada istenenden farklıydı. Mesela etrafımda bir anda çok güzel bir ışık çıktı, bir anda bir şey gördüm, onu yakalardım.

Hollanda’da ilk başta bir asosyallik vardı üzerimde, ayak uyduramadım. Çok kendi kendime kaldım. Etrafımda hiç birşey olmamaya başladı ve o spontanlık kayboldu, olmaz oldu. Kısırlaştı. Ilk başlarda hiç iş üretemiyordum. Kendi kendimle de uğraşmaktan bi yerden sonra sıkılmıştım. Bir süre sonra bu depresif ruh halini çok iyi kullanabildiğimi gördüm. Bu eğitimden önce kendimi yeteri kadar sorgulamıyordum bir yandan da. Orada bunu da öğrendim. Spontan olandan beslensem, de sanatçı olarak var olmak istiyorsam, daha net olmalıyım.

Bir keresinde eskiden nerede olduğunun önemli olduğunu düşündüğünü fakat artık aslında mekanın, şehrin değil senin yapıp ettiklerinin önemli olduğuna inandığını anlatmıştın. Fikrini değiştirmene neden olan ne?

Hollanda’dayken o şehirde sanat adına neler olup bittiğini yakından takip ediyordum. Hocalarım ,sınıf arkadaşlarım herkes güzel sanatlar okumuştu; ben okumamıştım mesela. O ortamın içine girip tekrar geri döndüğümde uzakta kalmış gibi hissettim; çünkü burada hiçbir şey bilmiyordum. Buradaki sanat ortamı ya da Türkiye’deki sanat tarihine hakim değildim. Çok içime kapalı olduğumu anlamıştım. Oradan dönünce de buradaki bütün iletişimimi kaybettiğimi hissetmiştim. 6- 7 ay sonra Ankara’da da çevrem oluşmaya başladı. Bu sefer de bir çok oluşumun, serginin İstanbul’da gerçekleştiğini ve benim uzakta kaldığımı hissettim. Üretimimle alakalı değil ama paylaşımımla alakalı; sanki yanlış yerdeymişim gibi bir his oluyordu ya da hep kendi kendime kapalı kalacağım diye düşünmüştüm Ankara’da. Görünürlük ihtiyacından çok Hollanda’da kolektif olma, sanatçıların paylaşma halini görmüştüm. 12 kişilik bir stüdyomuz vardı ve birbirimizden ilham alıyorduk. O ortamı istiyordum, kendi kendime kalmaktan çekinmiştim. Ankara’da üretemeyeceğimi düşündüğüm zamanlar da oldu. Bir noktadan sonra her şey kendi kendine işlemeye başladı. Bir yerden sonra anladım ki yaptığım işle orada olacağım fiziksel olarak orada olmama gerek yok. İstanbul’un yaşam şartlarına ayak uydurmama gerek yok. Onu farkettikten sonra buradaki sakin hayatım çok daha fazla hoşuma gitmeye başladı.

Çoğu zaman İstanbul’daki sergilere katılmana karşın, Türkiye’deki çoğu sanatçının yaptığı gibi, o şehre taşınmıyorsun. İstanbul’a –merkeze- taşınmayıp ankara’da –periferide- kalmanın sebebi ne?

Bunun en önemli sebebinin ekonomik olduğunu düşünüyorum. İstanbul’a gitmek zorunda kalan bir sürü insan parayı orada bulduğu için de gidiyor. Burada kalmamdaki en büyük etken Galeri nev’in arşivinde çalışıyor olmam. Bunu da yadsıyamam. İstanbul’un kaosu, genel trafiği içinde bulunmak istemiyorum. Tam da yaratıcı sürecimi mahvedeceğini düşünyorum. Ben çok daha sakin bir insanım, kendime kapanıp sıkılınca açılmam lazım. Ben orada sıkılacak zamanı bulamam ki. Kendime kapanamam. Bu durum da benim karakterimle bağdaşmaz.

Sence Ankara’da neler heyecan verici? Son zamanlarda değişenler neler bu şehirde?

Ankara sağlam bir biçimde canlanmaya başladı. Yumuşak G gibi hakikaten olanaksızlıklardan sıkılmış ve ciddiyetle üretmek isteyen kolektifler kurulmaya başladı. Laf olsun diye, ya da göz önünde olmak için değil, ihtiyaçtan dolayı. Burada bir şey olmayışından da etkileniliyor.

Mesela Ankara’da insanların çok daha iyi ve rahat dansettiğini düşünüyorum. İçkilerini tutup kasılarak birbirlerine bakmaktan çok insanlar burada kendilerini bırakabiliyorlar bence. Bu şehir bence daha samimi. Burada insanın düşünmeye de gezmeye de daha çok zamanı var sanki. Istanbulda olsam bu kadar gezemem gibi geliyor. Ama gerçekten bana Ankara gittikçe daha çok ilginçleşiyor. Sırf yeni oluşumlar için Ankara’ya gelenler var.

Ve şimdi arkadaşlarınla Ankara’da yeni bir oluşumu gerçekleştiriyorsunuz. Bu mekandan biraz bahsedebilir misin? Neden böyle bir oluşumda olmak istedin?

Torun, sanatın paylaşımı için Ankara’da mekan ihtiyacı duyan kişilerin bir araya gelmesiyle doğdu. Mekanla ilgili bizi en heyecanlandıran şeylerden biri sanatçıya anahtarı vermek. Ticari kaygı olmadan – ya da bu mekanın devamını sağlayacak kadar bir ticari kaygıyla − mekanı tamamen ona bırakmak ve yapılacaklar için yardımcı olmak. İkincisi de karşı komşumuz Apo Abi’nin ya da esnafın, bakkal Hikmet Ağabey’in kendisini rahat hissederek, çekinmeden buraya gelebilmesi.

Torun’un sadece gelip, sergiye bakılıp gidilecek bir yer olmaktan çok; tartışılıp konuşulabilecek, belirli bir kültür oluşabilecek bir paylaşım alanı haline gelmesini istiyoruz. Eleştiren ve tartışan bir zemin kurmaya çalışıyoruz. Mekanı sanatçıya ve katılımcıya geri vermek, kurumlarla yaşanan sorunlardan uzak bir biçimde birlikte üretilen bir ortam oluşturmaya önem veriyoruz.

Peki size böyle bi mekanın önemini hissettiren neydi? Ne bekliyorsun Torun’dan?

Böyle bir şeyin olabileceğini düşünen insanların bir araya gelmesi, bir kültür, birliktelik oluşması; kurumların oluşturduğu hegemonyadan uzak biçimde sanatçıların daha rahat üretebilmesi; müze, galeri gibi belirli kurumlarda görülemeyen özgürlüğün ve ilginç fikirlerin, akla hayale gelmeyen şeylerin denenebileceği bir mekan olması… Film gösterimleri, performansların yanısıra sanatçının etkilendiği diğer sanatçıların çalışmalarını göstereceği, nelerden ilham aldığını aktaracağı konuşmalar da yapılabilir. Mesela bir sanat tarihi profesörü de gelip konuşma yapabilir ama o geldiğinde okullarda alışılagelen hiyerarşiden farklı bir ruh olacaktır burada.

İstanbul’dan da bir çok kişi bu yeni mekan için heyecanlanıyor ve katılmak istiyorlar. Böyle bir şeyin heyecanını onlar da yaşıyorlar. Aslında onlara da sormak istiyorum bu ilgilerinin nedenini. Genel olarak Türkiye’de az olan bir oluşum. Bir anda var olan herhangi bir şeye benzememeli.

Zeynep’e samimi cevapları için teşekkür ederim. Çalışmaları ve “Torun” ile ilgili daha fazla bilgiyi bu siteleri ziyaret ederek bulabilirsiniz:

Cargo Collective
CDA-Projects
Torun

Röportaj: Göksu Kunak
Fotoğraf: Esra Özkavcı

Privacy Preference Center